Malatya’dan Moda Dünyasına: Mustafa Paşahan’ın Gömlek Gibi Duru Hikâyesi Pütürge’den İstanbul’a uzanan bu yolculuk, sadece bir gömlek markasının değil, yerli üretimin ve Türk sanayisinin uluslararası vitrine çıkış hikâyesi. Mustafa Paşahan, şi…
Mustafa Paşahan, “30 yıllık sadakat, hem çalışanla hem müşteriyle kurduğumuz organik bağ.” Yıllardır aynı ekipte çalışan ustalar, aynı masa başında dikim yapan kadınlar var. Paşahan’a göre, yatırım sadece makineye değil; insana yapılırsa anlam kazanıyor. Yeşil Sertifika Değil, Temiz Vicdan Peşindeyiz Zevigas, üretimin her aşamasında çevre dostu süreçler kullanıyor. GOTS, BSCI, OCS, RCS, European Flax gibi uluslararası sertifikalara sahip. Ama Paşahan için mesele belge değil; bilinçtir. “Biz yağmur suyu toplama sisteminden geri dönüştürülebilir ambalaja kadar her noktada çevreyi düşünerek üretim yapıyoruz.
Ama bunu moda olsun diye değil, çocuklarımızın geleceği için yapıyoruz.” İHKİB Başkan Adayı: Piyasayı Yöneten Değil, Yönlendiren Olmalıyız Mustafa Paşahan bugün, İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği’nin (İHKİB) başkanlığına aday. Adaylığı sadece tecrübe değil; birikim ve vizyon taşıyor.
Paşahan’a göre sektörün bugün 5 temel başlığa ihtiyacı var:
1. Dijitalleşme ve veriyle üretim: “Moda artık sezgiyle değil; analizle yönetiliyor. Tasarımcılara dijital destek vermeliyiz.”
2. Yeşil Mutabakat’a hazır üretim modeli: “AB pazarı için karbon ayak izi düşük, şeffaf tedarik zinciri gerekiyor. Bu alanda Türkiye avantajlı.”
3. Kadın istihdamı ve bölgesel üretim desteği: “Malatya’da bunu başardık. Tüm Anadolu’da model kurabiliriz.”
4. Genç girişimcilere finansal ve lojistik destek: “İhracatçının yolu sadece konteynerden değil, algoritmadan geçiyor. Gençlerin önünü açmalıyız.”
5. Yerli markalaşmaya yönelik uzun vadeli teşvik programları: “Kendi markasını çıkaramayan ülke, fason kaderine mahkûmdur.” Bu başlıklarla İHKİB’in yönetimi altına değil; liderliği altına girmesi gerektiğini savunuyor. Malatya’da Doğdum, Türkiye İçin Dikiyorum Mustafa Paşahan, İstanbul’da bir sanayici olabilir. Ama gönlünün yarısı hâlâ Malatya’da.
Oradaki fabrikada çalışan kadınların, Pütürge’deki çocukların, Anadolu’nun emeğini gömleğe dönüştüren herkesin hikâyesini anlatıyor aslında. “Ben o gömlekleri diktiğimde, üzerlerine sadece iplik değil; alın teri, dua ve vefa da işliyorum” diyor. Gençlere tek cümlelik bir mesaj istiyoruz. Duraksamadan söylüyor: “Yurt dışına mal göndermek kolay, ama iz bırakmak zor. Büyük düşünün, temiz çalışın, doğru durun.”
KAYNAK: TEKSTİL DERGİ