Advert
Advert

YAZILMAYANLAR!

Bazı cümleler vardır; insan onları yazmaz, onlara tutulur… Benimkiler de öyleydi. Ne bir iddia, ne bir ustalık… Biraz iç sıkıntısı, biraz dert, biraz da “anlaşılmadan geçip gitmesin” diye tutulan notlar.

Yayınlanma Tarihi : Google News
YAZILMAYANLAR!
Reklam Reklam

 

“Bunları dijital gazetede paylaşalım mı?” dediğinde, içimde bir tereddüt yankılandı.

“Dayı,” dedim, “benimkisi cahil cesareti… Cümlelerim öyle süslü değil, imlâsı eksik, yüklemi yolda kalmış… Bu mecralara hafif gelmez mi?”

Ama o, cümlelerin eksikliğine değil, niyetin ağırlığına baktı.

İkna etmekten öte, inandırdı…

“Yaz” dedi, “çünkü gönülden çıkanın yeri vardır.”

Ve o gün bir kapı aralandı.

Ben yazmadım aslında… O, elimden tuttu; ben yürüdüm.

Belki kalem tutmayı bilmedik ama tuşlara bastık.

Belki kurallı cümleler kuramadık ama içten cümleler kurduk.

Eksik yazdık, devrik yazdık… Ama doğru hissettik.

Mesele yazmak değilmiş meğer…

Mesele, birinin “yazabilirsin” deyip arkanda durmasıymış.

Düşünceyi cesarete, cesareti yola çevirmesiymiş.

O bunu yaptı.

Hastalık günlerinde, hayatın sesi kısılır ya…

Benim de içimdeki kelimeler sustu.

Kalemi elime aldım, ama her harf boğazımda düğüm oldu.

Bir hece yazsam, bir hatıra çözüldü içimde…

Kalem de kırıldı, yürek de…

Sonra şükür…

İyileşip aramıza döndüğünde, sanki cümleler de geri geldi.

Yeniden yazmaya başladım; hayata dair, insana dair, köye, geçmişe dair…

Ama ona dair… yazamadım.

Çünkü bazı insanlar anlatılmaz, ancak hissedilir.

İnsanı yüzüne karşı övmek mahcup eder derler…

Ama vefa, susmayı kaldırmaz bazen.

Benim vefam, onun mahcubiyetinden geri duracak kadar eksik değil.

Tevazuu ile ağır, vakarı ile dimdik…

Naifliğiyle incitmeyen, ferasetiyle yol gösteren…

İçiyle dışı bir, sözüyle özü aynı…

Kimseye zerre zarar vermeden yaşayan bir ömrü anlatmak kolay değil.

Bazı insanlar vardır; onların varlığı, bu dünyanın hâlâ yaşanabilir olduğuna delildir.

Şükür ki biz, o değerlerden birine denk geldik.

İyi ki varsın İskender Dayı...

Ve iyi ki bir gün “yaz” dedin...

Çünkü anladım ki; kader çileyi de verir, sıkıntıyı da… Hepsi bizim içindir.

Mesele başımıza gelen değil, karşısında nasıl durduğumuzdur.

Hayat, kalemle yazdıklarımızdan ibaret değil;

Asıl yazı, zor zamanlarda birbirimize nasıl omuz verdiğimizdir.

Kalem tutan eller susabilir…

Ama kalbin yazdığı yazılar susmaz.

Gözle görülmeyen, ama hissedilen o satırlarda da bizim imzamız vardır.

Sadece uzaktan sevmek, sadece uzaktan saymak eksik bir cümledir…

Vefa, yakında yanında durmaktır.

Birinin yüküne omuz, suskunluğuna ses olmaktır.

Belki yazdıklarımız kusurlu…

Ama niyetimiz doğruysa, o yazı yerini bulur.

Çünkü en büyük kalem, hükmü şaşmayan kaderin elindedir…

Ve biz, o kalemin mürekkebine karışan küçük iyiliklerle anılırız.

Dileğim odur ki;

O mürekkep bizleri doğruluktan, birlikten, selametten ayırmasın…

Ve biz, sadece yazanlardan değil,

Yaşarken de doğru duranlardan olalım…

begendim
0
Begendim
bayildim
0
Bayildim
komik
0
Komik
begenmedim
0
Begenmedim
uzgunum
0
Uzgunum
sinirlendim
0
Sinirlendim
Advert